When the baby first sees the light of the day
The first thing in his mind is
To fill the air in his lungs in order to
Take his first breathe
When the old mand dies
The last thing in his mind is
To fill the air in his lungs in order to
Take one more breathe
While the breathing is so everything in the life
He is even not aware of how many breathes he takes during the day...
Hayata gözlerini açtığında çocuk
Aklından geçen ilk şey
İlk nefesini alabilmek için
Ciğerlerine hava doldurmak
Hayata gözlerini kapadığında yaşlı adam
Aklından geçen son şey
Son bir nefes daha alabilmek için
Ciğerlerine hava doldurmak
Nefes almak bu kadar anlamlıyken yaşam için
Günde kaç kere nefes aldığının farkında bile değil insan....
22 Aralık 2010 Çarşamba
15 Aralık 2010 Çarşamba
Ayn Rand ve "Ego"
Ayn Rand isimli yazar ile yeni tanistim. Ego adlı oldukça incecik bir kitabını , resmen bir solukta okuyup bitirdim.Toplum baskısının , yaratıcılığımızı, kişiliğimizi ve en önemlisi bireyselliğimizi nasıl da yok ettiğini ve aslında bütün bunlar olmadan insan hayatının ne kadar manasız ve renksiz olabileceğini ve yine insanın yaratıcılığa ve öğrenmeye ne kadar da aç olduğunu çok farklı bir dille anlatan oldukça çarpıcı bir kitap...
Tabiki de şiddetle tavsiye ediyorum.
Tabiki de şiddetle tavsiye ediyorum.
12 Aralık 2010 Pazar
Uzaklardaki Sevgiliye
Seninle hayat daha da çekilir geliyor bana
Gözlerimdeki hüzün biraz daha azalıyor
Kendimi tam hissediyorum yanında
Sensiz hayat sancılı,hüzünlü ve yarım
Sensiz içtiğim çayın demi bile eksik
En karanlık dehlizlerdeyim sensiz
Bekliyorum aşkınla aydınlansın diye yüreğim
İzmit 11/2010
Gözlerimdeki hüzün biraz daha azalıyor
Kendimi tam hissediyorum yanında
Sensiz hayat sancılı,hüzünlü ve yarım
Sensiz içtiğim çayın demi bile eksik
En karanlık dehlizlerdeyim sensiz
Bekliyorum aşkınla aydınlansın diye yüreğim
İzmit 11/2010
Nike Green Sneakers / Nike Yeşil Spor Ayakkabı
After for a long searching, finally we managed to find the sneakers for Mutlu.He was looking for something like converse but not the converse , something to wear both with the jeans and in summers with shorts and capri pants. At the end, we found it at Nike.
Stylish,green color and interior scotch plaid is very cool.He really likes his new sneakers for now.You should have a glance at it.
Uzun bir arayış sonrası , Mutlu'ya nihayet aradığı spor ayakkabıyı bulabildik.Converse tarzı bir şeyler arıyordu ama converse olsun istemiyordu.Hem jean pantolonların altına hem de yazın capri ve şortların altına gidebilecek , çok amaca hizmet edebilecek bir ayakkabı istiyordu...Ve nihayet aradığımızı Nike'da bulduk.
Hem şık hem spor , yeşil renk ve ekose iç giydirme de oldukça çekici...Şimdilik kendisi severek giyiyor...Göz atmanızı tavsiye ederim...
Stylish,green color and interior scotch plaid is very cool.He really likes his new sneakers for now.You should have a glance at it.
Uzun bir arayış sonrası , Mutlu'ya nihayet aradığı spor ayakkabıyı bulabildik.Converse tarzı bir şeyler arıyordu ama converse olsun istemiyordu.Hem jean pantolonların altına hem de yazın capri ve şortların altına gidebilecek , çok amaca hizmet edebilecek bir ayakkabı istiyordu...Ve nihayet aradığımızı Nike'da bulduk.
Hem şık hem spor , yeşil renk ve ekose iç giydirme de oldukça çekici...Şimdilik kendisi severek giyiyor...Göz atmanızı tavsiye ederim...
8 Aralık 2010 Çarşamba
XII Apostel Restaurant in Hannover /
Our second station in Hannover was an italian restaurant which is named as XII Apostel restaurant at Shereton Hotel.First of all the restaurant itself is really beautiful and you should pay it a visit just to check out stunning interior.Despite all the bad comments I have read on the internet, I really liked the place.
I want to start telling from tomato soup. The only reason of ordering the soup is just wonder.It was a must choice for a tomato soup addicted as me.Because , the served soup was a masterpiece.Yes, the bowl is a giant as it seems.
As pizza, I preferred sefood with shrimps and tuna fish on it.The thickness of dough , the taste of tomato souce and the amount of the shrimps were really satisfying.I can say that , It was one of the best pizzas I have ever tried. Yes, the pizza was as giant as it seems , too.
As desert, I ordered famous French Creme Brulee.Eventhough the crisp caramelized sugar top was not as thin as I imagined, the result was still very succesfull for an italian restaurant running in Germany.Presentation was also good.
The food was fantastic and the service was compared the price of the food really good! Next time I'm in town, I would definitely return to the apostel.
Honnover'de 2. durağımız ise Shereton Otelin'in bünyesinde hizmet veren XII Apostel isimli italyan yemekleri hizmet veren restaurant oldu.Masaların yerleşim planı, ışıklandırma ve tavan resimleri için bile gitmeye değer.Her ne kadar internette restaurant hakkında her türlü yorumla karşılaşmış olsamda şahsım adına ben çok memnun kaldım.
Anlatmaya domates çorbasından başlamak istiyorum.Sırf denemek için sipariş ettim.Benim gibi bir domates çorbası tutkunu için olmazsa olmaz bir seçim oldu, çünkü önüme koyulan çorba tam anlamıyla bir şaheserdi...Evet, kase resimde göründüğü gibi devasa...
Pizzaya gelince, karidesli ve tuna balıkları olan deniz mahsüllü bir pizza tercih ettim.Hamurunun inceliği, domates sosunun lezzeti ve karideslerin çokluğu ile dört dörtlük bir pizza geldi önüme.Yediğim en iyi pizzalardan birisi diyebilirim.Evet, pizza da göründüğü kadar kocaman bir pizza.
Tatlı olarak ,meşhur fransız tatlısı, crem brule'yi tercih ettim. Her ne kadar üst kısımdaki yanmış şeker tabakası beklediğimden ince gelmiş olsa da bir italyan lokantası için gayet lezzetli bir sonuç çıkarmaya başarmışlar. Sunumu da oldukça başarılıydı.
Sonuç olarak ben çok memnun kaldım.Yolu Hannover'e düşen herkese uğramalarını şiddetle tavsiye ederim.
I want to start telling from tomato soup. The only reason of ordering the soup is just wonder.It was a must choice for a tomato soup addicted as me.Because , the served soup was a masterpiece.Yes, the bowl is a giant as it seems.
As pizza, I preferred sefood with shrimps and tuna fish on it.The thickness of dough , the taste of tomato souce and the amount of the shrimps were really satisfying.I can say that , It was one of the best pizzas I have ever tried. Yes, the pizza was as giant as it seems , too.
As desert, I ordered famous French Creme Brulee.Eventhough the crisp caramelized sugar top was not as thin as I imagined, the result was still very succesfull for an italian restaurant running in Germany.Presentation was also good.
The food was fantastic and the service was compared the price of the food really good! Next time I'm in town, I would definitely return to the apostel.
Honnover'de 2. durağımız ise Shereton Otelin'in bünyesinde hizmet veren XII Apostel isimli italyan yemekleri hizmet veren restaurant oldu.Masaların yerleşim planı, ışıklandırma ve tavan resimleri için bile gitmeye değer.Her ne kadar internette restaurant hakkında her türlü yorumla karşılaşmış olsamda şahsım adına ben çok memnun kaldım.
Anlatmaya domates çorbasından başlamak istiyorum.Sırf denemek için sipariş ettim.Benim gibi bir domates çorbası tutkunu için olmazsa olmaz bir seçim oldu, çünkü önüme koyulan çorba tam anlamıyla bir şaheserdi...Evet, kase resimde göründüğü gibi devasa...
Pizzaya gelince, karidesli ve tuna balıkları olan deniz mahsüllü bir pizza tercih ettim.Hamurunun inceliği, domates sosunun lezzeti ve karideslerin çokluğu ile dört dörtlük bir pizza geldi önüme.Yediğim en iyi pizzalardan birisi diyebilirim.Evet, pizza da göründüğü kadar kocaman bir pizza.
Tatlı olarak ,meşhur fransız tatlısı, crem brule'yi tercih ettim. Her ne kadar üst kısımdaki yanmış şeker tabakası beklediğimden ince gelmiş olsa da bir italyan lokantası için gayet lezzetli bir sonuç çıkarmaya başarmışlar. Sunumu da oldukça başarılıydı.
Sonuç olarak ben çok memnun kaldım.Yolu Hannover'e düşen herkese uğramalarını şiddetle tavsiye ederim.
4 Aralık 2010 Cumartesi
Sapanca Bazaar/Sapanca Pazarı
We took the advantage of nice weather and went to Sapanca to have the breakfast on last Saturday.Sapanca always appeals me with it's nice weather ,crazy green and always gorgeous lake.Eventhough the lakes are not as much as credited as they deserve in our country , this situation is not so valid for Sapanca lake, of course happily.
I will tell you about the Titiz restaurant which we prefer every time we go to Sapanca to have the breakfast later on. This time I could not take the picture since the place was over crowded.
After the breakfast our next stop was the Sapanca Bazaar.It was so colorful and appealing that we found ourselves right at the center of it. I have always enjoyed to have a walk in the Bazaars.But the biggest differene of this one from the others was almost all of the vegetables , fruits, flowers and of course pumpkins sold were grown aroud this area.
Sapanca is only one and a half hour far away from İstanbul and is the ideal place to spend the weekend. You can have SPA at the richmond and Güral Sapanca hotels lacated in here , can have fun by skiing in winters in Kartepe.
Havaların güzel olmasını fırsat bilip geçen haftasonunda kahvaltı için Sapanca'yı tercih ettik.Sapanca muhteşem havası,çılgın yeşilliği, ve tabiiki gölü ile beni her daim cezbetmiştir.Her ne kadar ülkemizde göllere hak ettikleri prim pek fazla verilmese de bu durumun en az geçerli olduğu nadir göllerdendir Sapanca gölü.
Sapanca da kahvaltı için her daim tercih ettiğimiz, lezzet ve hizmet kalitesinden bir gün bile ödün vermemiş olan Titiz restaurant'dan size ileride mutlaka bahsedeceğim.Bu seferkinde ortamın çok kalabalık olması nedeni ile pek resim çekemedim.
Kalvaltıdan sonra , durağımız Sapanca Pazarı oldu. Öylesine renkli, öylesine albeniliydiki kendimizi direkt pazarda bulduk.Oldum olası pazarlardan keyif almışımdır.Ancak bu pazarı diğerlerinden farklı kılan ,bölgenin doğası gereği bölgede bolca yetişen sebze ve meyvelerin ve tabiiki balkabağının pazarda satılıyor olması...Pazarın hemen yanına konumlanan çiçek pazarına da uğramandan edemedik.
Sapanca ,İstanbul'a bir buçuk saat uzaklıkta, haftasonu kaçamağı için ideal bir yer. Ayrıca yine Güral Sapanca ve Richmond otellerinde hizmet veren SPA merkezlerinde zaman geçirebilir, kış aylarında Kartepe'de kayak keyfi yapabilirsiniz.
I will tell you about the Titiz restaurant which we prefer every time we go to Sapanca to have the breakfast later on. This time I could not take the picture since the place was over crowded.
After the breakfast our next stop was the Sapanca Bazaar.It was so colorful and appealing that we found ourselves right at the center of it. I have always enjoyed to have a walk in the Bazaars.But the biggest differene of this one from the others was almost all of the vegetables , fruits, flowers and of course pumpkins sold were grown aroud this area.
Sapanca is only one and a half hour far away from İstanbul and is the ideal place to spend the weekend. You can have SPA at the richmond and Güral Sapanca hotels lacated in here , can have fun by skiing in winters in Kartepe.
Havaların güzel olmasını fırsat bilip geçen haftasonunda kahvaltı için Sapanca'yı tercih ettik.Sapanca muhteşem havası,çılgın yeşilliği, ve tabiiki gölü ile beni her daim cezbetmiştir.Her ne kadar ülkemizde göllere hak ettikleri prim pek fazla verilmese de bu durumun en az geçerli olduğu nadir göllerdendir Sapanca gölü.
Sapanca da kahvaltı için her daim tercih ettiğimiz, lezzet ve hizmet kalitesinden bir gün bile ödün vermemiş olan Titiz restaurant'dan size ileride mutlaka bahsedeceğim.Bu seferkinde ortamın çok kalabalık olması nedeni ile pek resim çekemedim.
Kalvaltıdan sonra , durağımız Sapanca Pazarı oldu. Öylesine renkli, öylesine albeniliydiki kendimizi direkt pazarda bulduk.Oldum olası pazarlardan keyif almışımdır.Ancak bu pazarı diğerlerinden farklı kılan ,bölgenin doğası gereği bölgede bolca yetişen sebze ve meyvelerin ve tabiiki balkabağının pazarda satılıyor olması...Pazarın hemen yanına konumlanan çiçek pazarına da uğramandan edemedik.
Sapanca ,İstanbul'a bir buçuk saat uzaklıkta, haftasonu kaçamağı için ideal bir yer. Ayrıca yine Güral Sapanca ve Richmond otellerinde hizmet veren SPA merkezlerinde zaman geçirebilir, kış aylarında Kartepe'de kayak keyfi yapabilirsiniz.
NORDSEE Shrimp Salad / NORDSEE Karides Salatası
Hi,
At the beginning of this week, I was in Hannover/Germany for a business trip.Since the weather was freezing I could not find a chance to discover the city but again since the weather was freezing and therefore I spent all of my time in warm venues, I could find so many chances to eat . My first station was Nordsee as soon as I stepped on the city.
I first met Nordsee two years ago in Wien. As you know we are very fond of seafood.We were overwhelmed when we first saw the Nordsee counter.Currently there is a Nordsee branch at İstiklal street in İstanbul but the prices in Turkey is much higher than the ones in Germany. Nordsee has been serving food since 1896.
I ordered green shrimp salad this time. It was utterly a perfect selection.First of all, there was too much shrimp in the salad. With plenty of mozzerella cheese and greens , I suddenly stepped into a tasty world which was very delicious.I preferred yoghurt dressing.It was better on the green than it was on shrimp.After all, I left the Nordsee with full stomach and big smileon my face.I strongly suggest everybody to go and eat at Nordsee whoever step by.
Merhaba,
Bu hafta başında iş gezisi nedeni ile Almanya Hannover şehrindeydim. Havanın çok soğuk olması nedeni ile şehri keşfetme imkanı pek bulamadım ama yine havanın çok soğuk olması nedeni ile sürekli kapalı mekanlarda bulunduğum için bol bol yemek yeme fırsatı yakaladım diyebilirim. Şehre gider gitmez ilk durağım Nordsee oldu.
Nordsee ile tanışmam iki yıl önceViyana'da gerçekleşmişti..Deniz mahsüllerine olan düşkünlüğümüz malum..Nordsee'nin tezgahını görür görmez kendimizden geçmiştik. Şu an İstiklal caddesinde bir şubesi mevcut ama fiyatlar özellikle Almanya ile karşılaştırılınca oldukça yüksek.1896'dan beri hizmet veren bir Alman işletmesi.
Bu seferinde karides salatasını tercih ettim.Tek kelime ile mükemmel bir seçimdi diyebilirim.Öncelikle içindeki karides miktarı çok fazlaydı. Bol mozerella peyniri ve akdeniz yeşillikleri ile tadına doyulmaz bir lezzet dünyasına adım attım bir anda. Üzerine ise yoğurt sosu tercih ettim. yoğurt sosu karidese değil ama yeşilliğe çok yakıştı.Neticede, öğle yemeği için uğradığım Nordsee'den karnım tok,yüzümde kocaman bir gülümseme ile ayrıldım...Yolu Nordsee'den geçen herkese uğrmalarını şiddetle tavsiye ediyorum.
At the beginning of this week, I was in Hannover/Germany for a business trip.Since the weather was freezing I could not find a chance to discover the city but again since the weather was freezing and therefore I spent all of my time in warm venues, I could find so many chances to eat . My first station was Nordsee as soon as I stepped on the city.
I first met Nordsee two years ago in Wien. As you know we are very fond of seafood.We were overwhelmed when we first saw the Nordsee counter.Currently there is a Nordsee branch at İstiklal street in İstanbul but the prices in Turkey is much higher than the ones in Germany. Nordsee has been serving food since 1896.
I ordered green shrimp salad this time. It was utterly a perfect selection.First of all, there was too much shrimp in the salad. With plenty of mozzerella cheese and greens , I suddenly stepped into a tasty world which was very delicious.I preferred yoghurt dressing.It was better on the green than it was on shrimp.After all, I left the Nordsee with full stomach and big smileon my face.I strongly suggest everybody to go and eat at Nordsee whoever step by.
Merhaba,
Bu hafta başında iş gezisi nedeni ile Almanya Hannover şehrindeydim. Havanın çok soğuk olması nedeni ile şehri keşfetme imkanı pek bulamadım ama yine havanın çok soğuk olması nedeni ile sürekli kapalı mekanlarda bulunduğum için bol bol yemek yeme fırsatı yakaladım diyebilirim. Şehre gider gitmez ilk durağım Nordsee oldu.
Nordsee ile tanışmam iki yıl önceViyana'da gerçekleşmişti..Deniz mahsüllerine olan düşkünlüğümüz malum..Nordsee'nin tezgahını görür görmez kendimizden geçmiştik. Şu an İstiklal caddesinde bir şubesi mevcut ama fiyatlar özellikle Almanya ile karşılaştırılınca oldukça yüksek.1896'dan beri hizmet veren bir Alman işletmesi.
Bu seferinde karides salatasını tercih ettim.Tek kelime ile mükemmel bir seçimdi diyebilirim.Öncelikle içindeki karides miktarı çok fazlaydı. Bol mozerella peyniri ve akdeniz yeşillikleri ile tadına doyulmaz bir lezzet dünyasına adım attım bir anda. Üzerine ise yoğurt sosu tercih ettim. yoğurt sosu karidese değil ama yeşilliğe çok yakıştı.Neticede, öğle yemeği için uğradığım Nordsee'den karnım tok,yüzümde kocaman bir gülümseme ile ayrıldım...Yolu Nordsee'den geçen herkese uğrmalarını şiddetle tavsiye ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











